|
 
SATÜRN-NEPTÜN KARŞITLIĞI VE TÜRKİYE
Peki ben Türkiye ye ait astrolojik yorumları neden yazıyorum.Bu tarihte neden böyle şeyler yazmaya başladım.Çünkü bunları söylemek için bir siyasetçi,ekonomist veya sosyolog olmam da yeterli olabilirdi.Ama hayır!.Astrolog olarak baktigimda , yaşanacak olan şeylerin çok daha derin ve köklü anlamları olduğunu görüyorum.Ve diyorum ki;bu yaşananlar çok önemli zamanlar.Bu ülkeyi geri dönüşü olmayan bir sürece sürükledik,artık bunun nasıl bir süreç olduğunu görelim ve kendimize gelelim.Ülkemizin birliği ve bütünlük hissi yara almıştır.Bunu acilen iyileştirmemiz,psikolojik ve mali anlamda bir Kurtuluş Savaşı ilan etmemiz zorunludur.Otorite konumundaki her birey bu bilinci içinde hissetmeli ve işe koyulmalıdır.Aksi halde çok geç kalınacak.
Bu ülkeyi özellikle Türkleri kadersel bir dönemeç bekliyor.Biz kimiz ve nereye gidiyoruz sorusu konusunda bir karışıklık ve belirsizlik var.Herkesin kafası PARA ile hipnotize olmuş durumda.Oysa bu bir tür perde.Yani para insanların hayata baktıkları bir at gözlüğüne dönüşmüş durumda.Kim olduğunu ve nereye gittiğini bilmeyen bir birey nasıl kolayca bir çıkmaza sürüklenebilirse bu bir ülke için de aynı derecede geçerlidir.Ve ülkemiz bir aldanış için de SÜRÜKLENMEKTEDİR.Bunu çok yakında tüm çıplaklığı ile farkedeceğimiz olaylar olacak.Ama diliyorum ki bu olaylar gözümüzdeki gözlüğü çıkarmamızı sağlasın.
Ben buraya yazıyorum çünkü gözümüzde gözlük var demek ihtiyacı duyuyorum.Kişisel olarak bunu söylemek zorunda hissettiğim için ,bir vatandaş olarak bu sorumluluğu omuzlarımda taşımak zorunda kaldığım için yazıyorum.
Ek not;
Şubat ayı sonunda Türkiye'yi dış ilişkiler konusunda bir tür aldanış ve hayalkırıklığı bekliyor.Bunun sonucunda otorite konumundaki insanlar(hükümet ve toplumsal ruh hali)kötümser ve kısıtlanmış hissedebilir.Bu durum neticesinde kendini geri çekmek ,sınırlarını görmek ve bir tür kayıp hissini kabullenmek ortaya çıkabilir.
Ancak bu durum,ülkemizin kendine gelmesi, önceliklerini belirleme, daha kararlı ve otoriter bir tavır benimseme için geri dönülemez bir uyarı olarak değerlendirilmelidir. Bu olay ülkede bir tür kurtuluş savaşı bilinci ortaya çıkarmalıdır.
2 şubat 2007 Türkiye hakkındaki diğer astroloji yazıları ve yeni yazılar için lütfen blog sayfasını ziyaret ediniz. dreamer319.blogspot.com
Türkler ve 16 derecenin önemi
Türkler ve 16 derecenin önemi
Bugün menemen olayının yıldönümü her zaman oldupundan daha büyük bir heyecan ve politik mesajlarla dolu olarak geçince olayın horoskopuna bakmak isteği uyandı.
Blogumda daha önce istanbul'un fethi ve 23 nisan 1920 horoskoplarındaki 16 derecedeki KAD nün varolmasından doalyı 16 derecenin Türkiye açısından önemli olduğuna dair bir tespit yapmıştım.Bakınız İstanbul'un fethi ve astroloji
Menemen olayında Mars 16 40 ta Aslan'da şiddet olayı içermesi nedeniyle Mars'ın önem arzettiği kaçınılmaz.ki açısı da 17 derecedeki jüpiter'le-din ve felsefenin yönetici gezegeni ve yobazlık da gölge yanı tabii ki-
29 ekim 1923 Türkiye horoskopunda ise Terazi burucu 15 58 de Mars/Saturn midpointi ve 16 19 da Jupiter/KAD midpointi var.Yani yine mars ve jüpiter le bağlantı kuran bir derece.
Gelelim 2002 seçiminin horoskopuna AKP iktidarının Türkiye 'de iktidara gelmesini sağlayan seçim horoskopunda 16 36 Aslan'daki JÜPİTER! ve 16 08 Yay daki Pluto exact bir trine yapıyor.Menemen olayında yine aynı derece ve neredeyse aynı dakikadaki Mars'a dikkatinizi çekerim.Şeriatçi görüşlere sahip birkaç meczupun yaptığı korkunç olay aynı derece ve dakikadaki Mars ile ateşlenmiştir.
Türkiye Kuruluş haritası 23 nisan 1920 16 derece 22 dakika Akrep burcundaki KAD ile kadersel yaşam yolunun istikametini belirlemiştir.Ve Aslan burucundan gelen kare açılar ile yaşam yoluna engeller çıkarmaya çalışanlarla karşılaşmıştır.
Ama 16 derecedeki KAD transitleri ise kadersel yaşam yoluna onu çağıran olaylara sahne olmaktadır.Türkiye ve Türkler içindeki asil ruh ve mücadele isteği ile kendisini geçmişte kurtarmıştır.Ve benzer bir ruh şu anda yeniden aktive olmaktadır-OLMALIDIR-.26 şubat 2007 yani şubat sonu Mart başı itibariyle KAD yine 16 dereceden geçecektir.21 şubat 2007 itibariyle 16 dereceye girecek olan KAD ile aynı ruhun canlanacağını ve radikal bir şekilde gereken cevabın verileceğine inanıyorum.
Bu nedenle Şubat ayının ikinci yarısını ve Mart'ın ilk yarısını dikkatli bir şekilde izlemeliyiz.Ve özellikle bu dönemde Atatürkçü ve laik Türkiye'nin sesini MUTLAKA daha çok yükseltmeliyiz.
Bunun çok önemli ve kadersel bir dönüm noktası olduğunu ve yaşam yolumuzdaki çok önemli bir dönemeç olduğunu idrak etmezsek ;
tıpkı 2002 seçimlerinin sonuçlarını sonraki günlerde acı bir şekilde yaşadığımız gibi bundan sonra da daha büyük olaylarla karşılacağımızı unutmamalıyız.
22 Aralık 2006
© ELİF GÜNEŞ GÖKÇE
TÜRKİYE'DE NELER OLUYOR?
ATATÜRK'ÜN BUGÜN MUTLAKA HATIRLAMAMIZ GEREKEN SÖZÜ. YARIN DEĞİL BUGÜN!
*Türk genci, devrimlerin ve rejimin sahibi ve bekçisidir. Bunların lüzumuna, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır; rejimi ve devrimleri benimsemiştir. Bunları zayıf düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu, bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır demeyecektir. Hemen müdahale edecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla, nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır.
Polis gelecektir; asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, 'polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir' diye düşünecek, fakat asla yalvarmayacaktır. Mahkeme onu mahkum edecektir. Yine düşünecek: 'Demek adliyeyi de islah etmek, rejime göre düzenlemek lazım!' Onu hapse atacaklar. Kanun yolundan itirazlarını yapmakla beraber; bana, İsmet Paşa'ya, Meclis'e telgraflar yağdırıp haksız ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, 'Ben inan ve kanaatimin icabını yaptım. Müdahale ve hareketimde haklıyım. Eğer buraya haksız gelmişsem, bu haksızlığı meydana getiren sebep ve amilleri düzeltmek de benim vazifemdir!'İste benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği!
Astrolojik olarak Türkiye Horoskopunun değerlendirilmesi;
Bu çalışmada Türkiye kuruluş horoskopu olarak
23 nisan 1920 Saat:1:45 PM Ankara alınmıştır.Kaynak; http://www.tbmm.gov.tr/tarihce/kb5.htm
Ülkemizdeki son dönemde köklü bir değişim ve farklılaşma yaşanmaktadır.Tüm bunları astrolojik olarak açıklamak ve gelecekte olabilecek gelişmeleri tanımlamaya çalışmak amaçlanmaktadır.
Türkiye horoskopunda 2 Eylül 2003 itibarıyle progres yeni ay doğmuştur.Progres yeni ay ,yeni ekilen bir tohuma benzetilirse , bu tohumun büyümesiyle bir filiz elde edilecek ve sonrasında olgunlaşan bir meyve alınacaktır.Progres yeni ay yaklaşık 29 yıl sürecek bir dönemin başlangıcıdır.Bu 29 yılın 14 yılı büyüme ve gelişme sonraki 14 yılı ise mahsülün alınması ,küçülme , yeni ekim yapılmak üzere hazırlık ve dinlenme evresidir.
Bir önceki yeni ay 23 Mayıs 1974 te doğmuş ,7 Mart 1989 da dolunay olmuş, 23 Haziran 2000 tarihinde Balsamic döneme girerek dinlenme ve yeni ekim yapılmak üzere arınma yaratmıştır.
Progres yeni ay natal Türkiye horoskopunun 11.evinde ve 23 derece yengeç burcunda yolculuğuna başlamıştır.Ve 6.ev cuspında 7 derece Kova burcunda 16 Ekim 2018 te dolunay olacaktır. 
Ülkeler astrolojisinde 11.ev;Parlamento,yerel yönetimleri ve kanunlaştırmayı temsil eder.Aynı zamanda arkadaşlar evi olduğu için ülkenin dostlarını da temsil eder.Ayrıca ülkenin geleceğe ait umutları ve vizyonu da 11.ev gösterir.
11.evde doğan yeni ay ülkemizin geleceğe ait yeni kurgular yaptığı ,arkadaşlarını ve tarafında olduğu kurumları gözden geçirdiği belki yeniden belirlediği bir dönemi başlatmıştır.Dünya görüşü ve kendini ait hissettiği topluluklar da bu gözden geçirmeye dahildir.
Avrupa Birliği ne girmek bu sembolizmin çok açık bir yansıması olmuş ve geleceğe ait toplumsal bir hedef olarak benimsenmiştir.Kanunlaştırma ve radikal değişiklikler bu hedef uğrunda yapılmıştır.
Dünya görüşü farklı yerel yönetimler kendine benzeyenlerle işbirliği yapmış ,arkadaş çevresini kendine ait olanlardan oluşturmuştur.
Yeni ay karanlık ay evresidir ve sonuçlarının gözle görülebilmesi için 45 derecelik açı oluşturması ve hilal olması gerekir.Bu durumu toprağın altındaki tohum olarak tanımlarsak ,ülkemiz ne ektiğini hilal evresinde toprağın üzerine çıkan filiz ile görecektir.
Şu anda progres ay natal haritanın 12.evinde ilerlemektedir.Karanlık ay evresi gibi 12.evden geçen ay da gözler önüne açıkça serilemyen ,afişe edilmeyen olayları temsil eder.
Ülkeler astrolojisinde 12.ev;Hapsihaneler,tutuklular,suçlular,casuslar ve gizli örgütleri temsil eder.Bunun yanında gizli düşmanlar, gizli dini örgütler ve okült topluluklar da 12 evin temsil ettiği konulardır.Hastaneler,zayıf ve güçsüz insanlarla ilgili kurumlar ,dernekler bu evle ilgili diğer konulardır.
12.evle ilgili kişi ve kurumlarla ilgili gelişmeler yaşanabileceği gibi bu gelişmeler ay ASC den geçene kadar gizli kalabilir ancak sonrasında açığa çıkabilir.

Progres ay 10 Aralık 2006 tarihinde hilal olacaktır.Ama öncesinde ASC üzerinde yeralan Satürn ile kavuşum ve DSC üzerinde yeralan Uranüs ile karşıt açı yapacak.Bu her iki açı da önemli olayların olabileceği bir dönemi göstermektedir.
Ay karşıt Uranüs 30 Haziran 2006?da Ay kavuşum Satürn ise 5 temmuz 2006?da gerçekleşecektir.
Satürn ,otorite konumundaki insanlar ve yaşlı insanları sembolize eder.Bunun yanında toprak sahiplerini,çiftçileri,madencileri ve madenleri,kömür,mineral ve metalleri de sembolize eder.Aynı zamanda üzüntü,keder ve hayalkırıklığını da gösterebilir.
Uranüs ise bireyselliği ve aşırı sağ görüşleri sembolize eder.Anarşizm ve terörizm Uranüs tarafından yönetilir.Patlamalar ,bilimsel keşifler de Uranüs ün konuları arasındadır.DSC de yeralması halkın ve ülkenin karşısında yeralanları temsil ettiğini göstermektedir.
Progres ayın Satürnden önce Uranüs le karşıt açı yapması bizim dışımızda gelişen olayların yarattığı ani gelişmelerin ülkemizdeki otorite konumundaki insanları etkileyeceğini gösteriyor olabilir.Terörist faaliyetler,komşu ülkelerdeki gelişmeler veya halk karşıtı olan taraflar bu ani olayın kaynağı olabilir.Sonrasında ülkemizin nasıl etkileneceği otorite konumundaki insanların vereceği tepkiye bağlı olacaktır.Ayrıca hemen arkasından progres ayın ASC den geçmesi ve hilal durumuna ulaşması yeni ayda ekilen tohumun nasıl bir filiz vereceğini de göz önüne çıkaracaktır.
Özet olarak bu yaz hızlı gelişmelerin yaşanacağını söyleyebiliriz.
Bu konudaki yazılarım önümüzdeki günlerde gelişerek devam edecektir.
Güncel gelişmeler için lütfen blog sayfasını ziyaret ediniz.
Bu yazı 16 Mayıs 2006 da yazılmıştır.
ASTROLOG
©ELİF GÜNEŞ GÖKÇE
|